Güney Afrika'nın İsrail aleyhine UAD nezdinde açtığı soykırım davasında ihtiyati tedbir talepleri için duruşmalar geçtiğimiz hafta gerçekleşti. UAD'de yapılan oturumda, Güney Afrika hukuk ekibinin hazırlıklı bir sunum gerçekleştirdiği ve mahkemeye, soykırım teşkil eden yeni fiillerin önlenmemesi durumunda telafisi zor zararlar olabileceği konusunda uyardığı belirtildi. Güney Afrika, İsrail'den Gazze'ye yönelik askeri operasyonları durdurma talebinin yanı sıra, soykırım teşkil eden diğer fiillerin de önüne geçilmesi için ihtiyati tedbir kararı talebinde bulundu.

Güney Afrika'nın İsrail'e yönelik başvurusu, daha önceki UAD kararlarına benzer şekilde ele alınarak inceleniyor. Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Emrah Bozbayındır, UAD'nin Bosna, Rohingya ve Ukrayna gibi önceki davalarda ihtiyati tedbirlere hükmettiğini hatırlatarak, Güney Afrika'nın taleplerinin bu bağlamda önemli bir yer tuttuğunu ifade etti. Bozbayındır, Güney Afrika'nın sunduğu delillerin yanı sıra mahkemeye insan hakları ve insani boyutun da etkili bir şekilde aktarıldığını belirtti.

UAD'nin daha önceki kararlarına bakıldığında, Soykırım Sözleşmesi ihlali iddialarında ihtiyati tedbirlere sıkça başvurduğu görülüyor. Bosna'nın Sırbistan, Gambiya'nın Myanmar ve Ukrayna'nın Rusya aleyhine açtığı davalarda soykırım tehdidi bulunması sebebiyle ihtiyati tedbir kararları verildiği biliniyor.

"Dünya 5'ten Büyüktür" G20'de Yankı Buldu "Dünya 5'ten Büyüktür" G20'de Yankı Buldu

Özellikle Bosna davasında, soykırım teşkil eden fiillerin ciddi bir risk taşıdığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararı alındığına dikkat çekilen analizde, Güney Afrika'nın da aynı hukuki zemini kullanarak İsrail'e karşı taleplerini temellendirdiği belirtiliyor.

Güney Afrika'nın mahkemeden İsrail'e Gazze'ye yönelik askeri operasyonları durdurması talebinin öne çıktığı vurgulanırken, UAD'nin bu talebe nasıl bir yanıt vereceği ve verilecek kararın uluslararası hukuk açısından ne anlam taşıyacağı merak konusu olmaya devam ediyor. Bozbayındır, Güney Afrika'nın başvurusunun UAD'nin uluslararası hukuk kuralları çerçevesindeki bağlayıcılığını ve etkisini göstermesi açısından önemli olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: AA