Hiyerarşi, Yunanca “yetki, rütbe veya aşama sırası” anlamına gelen bir kelimeden türemiştir. Özellikle kamu yönetiminde en küçük memurdan başlayarak onun en yüksek amirine kadar olan yetki ve sorumluluk sıralamasını ifade eder. Eski deyimle buna “silsile-i meratip” adı verilir.

Hiyerarşi ve eşitlik

Hiyerarşi, toplumda ve kurumlarda bireyler arasında eşitlik ilkesine aykırı bir düzendir. Eşitlik ilkesi, tüm insanların tanrı tarafından eşit olduğu, tüm insanlara aynı düzeyde saygı ve değer sunulması ve tüm insanlara eşit davranılması gerektiği fikirlerini içerir. Hiyerarşi ise bireyleri dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, mezhep, din gibi faktörlere göre sınıflandırır ve bu sınıflara bağlı olarak farklı hak, yetki ve sorumluluklar verir.

Hiyerarşi ve özerklik

Hiyerarşi, bireylerin özerk olmasını engelleyen bir düzendir. Özerklik, bireyin dış baskıya maruz kalmadan, kendini ve varoluş şeklini seçmesi, bu seçimlerinin kendisi için bilinçli birer kural haline geldiği yaşamı seçmesi durumudur. Özerk bireylerden oluşan toplumlarda her birey kendisi için kararı vereceği için belirli faktörlere bağlı sınıflandırmalar yapılamaz. Dolayısıyla özerk toplumlar hiyerarşiye ait değil demokratik sayılır.

Hiyerarşi ve özgürlük

Hiyerarşi, bireylerin özgür olmasını kısıtlayan bir düzendir. Özgürlük, bireyin dış etkenlerden bağımsız düşünmesi ve bu düşüncelerle kendi iradesi doğrultusunda karar verebilme gücüdür. Özgür olmayan birey ait olduğu toplumda veya kurumda çeşitli sınıflandırmalara dahil edilir ve buna bağlı olarak hiyerarşi düzeninin belirli basamaklarına yerleştirilir.

Spontane Ne Demek? Spontane Ne Demek?

Hiyerarşi nasıl oluştu?

Hiyerarşi, tarihsel olarak iki aşamada oluştu. İlk aşama, ilkel komün sürecidir. Bu süreçte henüz hiyerarşi gözlenmez. Bu toplumsal oluşumda avlanma, meyve toplama, barınak yapma gibi alanlarda ortaklaşa bir çalışma yürütülür. Ancak bu ilkel komünde bir hiyerarşi aranırsa, toplum hiyerarşisinin anaerkil olduğu görülür. Eğitim bakımından kadın merkezli bir yönetime sahip olan ailede, kendi içlerinde barındırdıkları en yaşlı kadının öğütlerini kural olarak geçerlidir. İkinci aşama, üretici güçlerin ilerlemesiyle birlikte aile kavramının ortaya çıkmasıdır. Ailenin içerisinde kendine özgü bir hiyerarşi çoğunlukla yer alır. Bu ilk ve küçük toplumdaki hiyerarşi düzeni fiziksel ve ekonomik açıdan güçlü olanın üstte, bu faktörler bağlamında güçsüz olanın altta ve düzene uyan tarafta olduğu görülür.

Kaynak: (Araştırma Yazısı)