İstanbul Üniversitesi'nde doktora çalışmalarını sürdüren Burak Çalışkan, Kırgızistan-Tacikistan sınırındaki gelişmeleri değerlendirdi. Fergana Vadisi'nde bulunan Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan'ın bağımsızlıklarından bu yana sınır problemleri yaşadığına dikkat çeken Çalışkan, Sovyet döneminden kaynaklanan keyfi sınırlandırmalarının bölgede çatışma kültürü oluşturduğunu ifade etti.

2021'deki Afganistan değişimi ve 2022'deki Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında Orta Asya'da bölgesel barışın öneminin arttığını belirten Çalışkan, Kırgızistan ve Tacikistan arasındaki sınır müzakerelerinin 2023'te çeşitli tavizlerle çözüme kavuştuğunu aktardı. Ancak Nisan 2021 ve Ocak 2022'deki şiddetli sınır çatışmalarının bölgede endişe yarattığını vurgulayan Çalışkan, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın mart ayında imzalanabileceğine dair açıklamasının barış sürecine olumlu katkı sağladığını belirtti.

UAD Davasında 52 Ülkenin Sunumu: İsrail'in İnsan Hakları Pratiğinin Değerlendirilmesi UAD Davasında 52 Ülkenin Sunumu: İsrail'in İnsan Hakları Pratiğinin Değerlendirilmesi

Eylül 2022'de imzalanan ateşkese rağmen sınırdaki belirsizlik devam ederken, her iki ülkenin silahlı kuvvetlerinin güçlenmesi endişeleri artırdı. Kırgızistan'ın Türkiye'den temin ettiği Bayraktar TB2 SİHA'larını kullanması ve Tacikistan'ın İran'dan benzer silahları temin etme çabaları, bölgede mini bir silahlanma yarışına işaret etti. Ancak çatışmaların insan kaybına ve ekonomik zarara yol açması, halkın çözüme yönelik beklentilerini artırdı.

Müzakereler sırasında tarafların Sovyet dönemine dayanan tarihi belgelerle toprak iddialarını gündeme getirdiğini kaydeden Çalışkan, Kırgızistan Milli Güvenlik Devlet Komitesi Başkanı Kamçıbek Taşiyev'in çözüm isteğine rağmen saldırganlığa izin vermeyeceklerini belirttiğini aktardı. Tacikistan ile yapılan müzakerelerin ise Eylül 2023'ten itibaren yoğunlaştığını ifade etti.

Çeşitli görüşmelerin ardından Batken'de bir araya gelen Taşiyev ve Tacik mevkidaşı Saymumin Yatimov'un sınıra dair önemli bir protokol imzaladığını belirten Çalışkan, bu protokolün müzakerelerde kritik bir rol oynadığını ifade etti. Protokolün içeriği gizli tutulsa da her iki tarafın da müzakerelerin tarihi sonuçlar doğuracağını belirttiğini söyledi.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ve Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman'ın çeşitli görüş ayrılıklarının giderildiğini açıkladığı Ekim 2023'teki görüşmesinin ardından, her iki tarafın nihai bir anlaşmaya yaklaştığını belirten Çalışkan, bu süreçteki iyimser gelişmelere rağmen bölgedeki anklav sorunlarının çözülmesinin kritik olduğunu vurguladı.

Özbekistan ile anlaşma sağlayan Kırgızistan'ın, iç muhalif tepkiler nedeniyle Tacikistan görüşmelerinde daha ihtiyatlı davrandığını ifade eden Çalışkan, anklavlar konusundaki müzakerelerin devam ettiğini belirtti. Vorukh ve Kayragaç isimli Tacik anklavlarının özellikle önemli olduğunu dile getiren Çalışkan, müzakerelerde Yatimov'un Vorukh'u Tacikistan'a bağlayan yolun nasıl yönetileceği konusunda çözüme yaklaşıldığını açıkladı. Ancak bu konudaki çözümün, Kırgızistan'ın egemenlik haklarına zarar vermemesi gerektiğini vurguladı.

Çalışkan'ın aktardığına göre, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Ocak 2024'teki Duşanbe ziyaretinde yaptığı açıklama, mart ayında imzalanacak sınır belirleme anlaşmasının bölgenin güvenliği ve istikrarı açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı. Türkiye'nin müzakerelerde arabulucu rolü oynayıp oynamadığı tartışılsa da Fidan'ın açıklamaları, bölgedeki kalıcı barış beklentisini artırdı.

Kırgızistan ve Tacikistan arasındaki sınır anlaşmasının, Orta Asya'nın güvenliği ve istikrarı açısından hayati bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Çalışkan, nihai anlaşmanın ayrıntılarının açıklanmasının ardından bölgedeki gelişmelerin daha net bir şekilde ortaya çıkacağını belirtti.

Kaynak: AA