İstiğfar, Müslümanların günlük hayatlarında ve ibadetlerinde sıkça kullandıkları bir kavramdır. İstiğfar, Allah’ın rızasını kazanmak, günahların affedilmesini sağlamak, kalbi temizlemek, şeytanın vesveselerinden korunmak, dünya ve ahirette hayır ve bereket elde etmek gibi pek çok fayda sağlar.

İstiğfarın önemi ve fazileti

İstiğfar, Kur’an-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde sıkça vurgulanan bir konudur. Allah, Kur’an-ı Kerim’de istiğfar edenleri övmekte, istiğfar etmeyenleri ise kınamaktadır. Örneğin, şu ayetlerde istiğfarın önemi ve fazileti anlatılmaktadır:

  • Ey iman edenler! Allah’a çokça istiğfar edin ki, sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi acı bir azaptan korusun. (Tahrim, 66/8)
  • Kim Allah’a tevbe ederse, o, kalbinden dönmüş olur. Allah, tevbe edenleri, bağışlayan ve esirgeyendir. (Nisa, 4/27)
  • Ey iman edenler! Allah’a tevbe-i nasuh yapın. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter ve sizi, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. (Tahrim, 66/8)
  • Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının ve yarın için (Allah’tan) bağışlanma dileyin. Çünkü Allah, tevbe edenleri sever. (Mücadele, 58/22)

Hz. Peygamber (s.a.s.) de istiğfarın önemine ve faziletine dair pek çok hadis-i şerif buyurmuştur. Örneğin, şu hadis-i şeriflerde istiğfarın faydaları şöyle anlatılmaktadır:

  • Allah’a yemin ederim ki, ben günde yetmiş defadan fazla istiğfar ederim. (Buhari, Deavat, 11)
  • Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir. (Zümer, 39/53)
  • Kim günde yüz defa “Estağfirullahellezi la ilahe illa huvel hayyel kayyume ve etubu ileyh” derse, Allah onun bütün günahlarını bağışlar, hatta denizin köpüğü kadar çok olsa bile. (Tirmizi, Deavat, 2)
  • Kim gecenin son üçte birinde kalkıp “La ilahe illallah, vahdehu la şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve ala külli şey’in kadir. Elhamdülillah. Sübhanallah. Allahü ekber. La havle ve la kuvvete illa billah. Estağfirullah. Allahümme eğfirli” derse, Allah onun istediği şeyi verir. (Tirmizi, Deavat, 23)

İstiğfarın şekli ve adabı

İstiğfar, kalp, dil ve beden ile yapılmalıdır. Kalp ile istiğfar, günahın kötülüğünü anlamak, pişmanlık duymak, Allah’tan korkmak ve bir daha işlememeye azmetmektir. Dil ile istiğfar, Allah’tan af ve mağfiret dilemek, tövbe ve istiğfar dualarını okumaktır. Beden ile istiğfar, günahı terk etmek, günahın zararlarından kurtulmak, günahın sebeplerinden uzaklaşmak, günahın hak sahiplerine karşı helalleşmek ve günahın yerine hayır yapmaktır.

İstiğfarın şekli ve adabı hakkında kaynaklarda pek çok bilgi ve örnek bulunmaktadır. İstiğfar etmenin en kolay yolu, Allah’a yönelerek içten ve samimi bir şekilde af dilemektir. Bunun için “Estağfirullah” demek yeterlidir. Bunun yanında, Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde bildirilen pek çok istiğfar duası da vardır. Bu duaların bir kısmı şunlardır:

2024 Ramazan fitresi belli oldu: 2024 Ramazan fitresi belli oldu:
  • Allah’ım! Ben kendime çok zulmettim. Günahları bağışlayacak olan ancak sensin. Öyleyse beni bağışla, bana merhamet et. Şüphesiz sen, bağışlayan ve merhamet edensin. (Buhari, Deavat, 2)
  • Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur. Beni sen yarattın. Ben senin kulunum. Sana olan ahdime ve vaadime gücüm yettiğince bağlıyım. İşlediğim günahların şerrinden sana sığınırım. Bana verdiğin nimetleri itiraf ederim. Günahlarımı da itiraf ederim. Beni bağışla. Çünkü günahları bağışlayan ancak sensin. (Buhari, Deavat, 2)
  • Allah’ım! Günahlarımı, bilerek veya bilmeyerek işlediklerimi, hatırlayarak veya unutarak yaptıklarımı, ciddi veya şaka olarak söylediklerimi, gizli veya açık olarak yaptıklarımı bağışla. Sen her şeyi yapmaya kadirsin. (Müslim, Zikir, 70)
  • Allah’ım! Günahlarımı, bilmeden ve haddimi aşarak işlediğim kusurlarımı, benden daha iyi bildiğin bütün suçlarımı bağışla. Allah’ım! Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım, gizlediğim ve açığa vurduğum, ölçüsüz bir şekilde işlediğim ve benden daha iyi bildiğin günahlarımı affeyle. (Müslim, Zikir, 71)

İstiğfar etmenin bir adabı da, iki rekât namaz kılıp, Allah’a hamd ve Resulüne salat ve selam getirdikten sonra istiğfar etmektir. Sonra da salavat ve hamd ile bitirmektir. Bu şekilde istiğfar eden kimsenin, Allah’ın rahmetine nail olacağı umulur.

Kaynak: (Araştırma Yazısı)