Dünya genelinde 30’dan fazla ülkede görülen KKKA, Türkiye'de de İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaşıyor. Diğer ülkelerde hastalığa yakalananların ortalama dörtte biri hayatını kaybederken, bazı ülkelerde bu oran yüzde 80’lere kadar çıkıyor. Türkiye’de ise uygulanan tedbirler, sürveyans sistemi ve etkin tedavi yaklaşımıyla ölüm oranı yüzde 4’lerde seyrediyor.

Hava sıcaklıklarının yükselmeye başlaması ile kene vakalarında da artışlar görülmeye başlandı.

Kene ısırması ve hastalığı ile ilgili Harran Ovası mikrofonlarına açıklamada bulunan Şanlıurfa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Abdullah Açıkgöz, kesinlikle vücuda yapışan keneyi kişinin kendi imkanlarıyla çıkarmaması, derhal sağlık kuruluşuna gitmesi gerektiğini vurguladı.

El freni indirilen minibüsün altında kalmaktan son anda kurtuldular El freni indirilen minibüsün altında kalmaktan son anda kurtuldular

“Eve döndükten sonra kene kontrolünün yapılması gerekiyor”

Şanlıurfa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Abdullah AçıkgözŞanlıurfa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Abdullah Açıkgöz

İnsanların ilkbahar ve yaz aylarında pikniğe gitmesiyle kenenin bulaştığını belirten Açıkgöz, “Genelde yaz aylarında ve bahar aylarının sonunda Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) dediğimiz kenelerden insanlara geçen bir hastalık var. Bu hastalıktan dolayı insanlarda büyük problemler oluşabiliyor. Özellikle kanamalar, yüksek ateş, Ensefalit ve buna benzer rahatsızlıklar oluşabiliyor. Tabi ki bunların önüne geçilmesi gerekiyor. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi dediğimiz şey keneler ile geçen ve insanlarda viral bir hastalık oluşturan bir rahatsızlıktır. Bunun önüne geçilebilmesi için bazı önlemlerin alınması gerekiyor. Özellikle yaz aylarında insanlar pikniğe çıkıyor. Kenelerde dışarı çıktığı için insanların üzerine yapışabilir. İnsanların pikniğe giderken ona göre giyinmesi gerekiyor. Açık renk pantolon veya buna benzer elbiseler olabilir. Eve döndükten sonra kene kontrolünün yapılması gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“Uzman kişiler tarafından çıkartılması lazım”

Açıkgöz, “Vücuduna kene yapışmışsa kendisinin çıkarmaması gerekiyor. Mutlaka bir sağlık kuruluşuna gidip oradaki uzman kişiler tarafından çıkartılması lazım. Çünkü sonuçta o kene virüsünde eğer Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi etkinli varsa kan emdiği zaman insanlara da geçebilir. Kene kan emdiği zaman şişer. Elimizle çıkarmaya çalıştığımız zaman o virüs varsa bize de bulaşabilir. Bunun önüne geçilmesi için mutlaka uzman kişiler tarafından uygun bir şekilde çıkartılması gerekiyor.” dedi.

“2002 yılından beri ülkemizde de görülmekte”

5D525E22 0082 4C09 B483 C4Da7Ce130C1

Kenenin çıkartılması için sağlık kuruluşuna gidilip usul ve yöntemlere göre vücuttan alınması gerektiğine dikkat çeken Açıkgöz, “Mutlaka kene mücadelesi yapılması lazım. 1944-1945 yılları arasında Kırım’da çıkmıştır. 2002 yılından beri ülkemizde görülmeye başlanmıştır. Daha çok Amasya, Tokat ve Sivas illerinde bu hastalık görülmektedir. İlimizde de keneler bulunmakta ama bu hastalığa daha rastlanılmamıştır. Bu olmayacak demek değildir. Mutlaka olabilir. Onun için mutlaka bu önlemler alınmalı. İlk yapılması gerek sağlık kuruluşuna gidecek ısırılan yeri sabunlu su ile yıkayacak. Sonra gerekli müdahalelerin yapılması gerekiyor.” diye konuştu.

“Isırılan kişide genelde yüksek ateş görülür”

Açıkgöz, son olarak kenenin ölümcül olmasından bahsederek şunları aktardı:

“Isırılan kişide genelde yüksek ateş görülür. Bazı zamanlar vücutta kanamalı ateş ve kızarıklıklar meydana gelebilir. Ensefalit görülebilir. Bunun gibi rahatsızlıklar oluşabilir. Onun çok farklı semptomları var ama genelde yüksek ateş ile seyreder. Zaten bir yere gidip eğer o hastalık ve kene vücudunuzda varsa sonradan yüksek ateş görülürse genelde Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi yönünden de tetkik edilmesi yönünde yarar vardır. Genellikle ölümcüldür. Ama son zamanlarda tedavi protokollerinde iyileşmeler vardır. İlk yakalandığı dönemde tedavi yapıldığı zaman genelde kurtulma şansı daha yüksektir.”

Muhabir: MEHMET TAHİR TANRIKULU